Kimse Bilmez
1 Takipçi | 3 Takip
24 12 2012

5. ay

Zaman çok çabuk geçiyor vallahi. Psikolojik sorunlarum yok, sivilce artışım olmadı, sadece kemik ağrılarım devam ediyor, ellerimin üzerinde ufak yaralar var bazen kaşınıyor. Dudaklarım aynı hafif kuruluk var. Korkulacak bir ilaç değilmiş kısacası ;) Devamı

05 09 2012

21. Gün

Aynı belirtileri gördüğüm için sürekli yazma ihtiyacı duymuyorum. 21. günden bildireceğim en önemli şey belim sırtım ve göğüs kafesim kopuyor sanırım. Temizlik yapalım dedik, o süpürgeyi elime almaz olaydım. Durup dururken ağrı olmuyor ama sürekli aynı şekilde kaldıktan sonra doğrulamıyor insan. Nineler gibi oldum vallahi fenalardayım. Bunun dışında hala dudaklarımda çatlama yok, yüzümde de sivilce artışı,tahriş vb olmadı. Devamı

24 08 2012

8. Gün

Bugün 8. günün gecesi. Göğüs kafesim bir garip. Şöyle ki ;  hani bütün gece uyumaz oturursunuz, sabah saatlerinde uyuyup akşama kadar uyumaya devam edersiniz ve akşam uyandığınızda dayak yemiş gibi olursunuz, kemikleriniz birbirine geçer sanki hareket ettikçe. Uzun süre aynı şekilde yatıncada öyle oluyor kaburgalar. İşte böyle bir şey. Kısacası 2 dk bile aynı pozisyonda kalmam yetiyor. Eğildim diyelim doğrulurken hemen göğüs kafesimde bir ağrı oluşuyor. Sanırım bu ilacın etkisi.Dudaklarımda da gerginlik var ama ben ilk günden beri verilen kremi kullandığım için tatlı bir gerginlik yumuşak görünüyor hala. Herhangi bir çatlama patlama yok. Psikolojik olarak da iyiyim. Yüzümde ufak ufak soyulmalar var, bir kaç da sivilce çıktı yeni ama tahriş kızarma gibi şeyler yok. Devamı

21 08 2012

6. Gün

Bu sabah yanağımda eşşek kadar bir sivilce ile uyandım. İzzet Altınmeşe kıvamındayım an itibariyle. Dudaklarımdaki gerilmeler devam ediyor. Devamı

20 08 2012

5. Gün

Bugün 5. gün. Dudaklarımda çok az gerilme var. Onun dışında baş ağrısı, cilt kuruluğu eklem ağrısı vs herhangi bir şey yok. Zaten etkiler de sanırım birinci haftadan sonra kendini gösteriyor. Zamanla göriciz yazmaya devam edeceğim bakalım :)) Devamı

18 08 2012

Aknetrent

Aknetrent  |  görsel 1

Yüzümde pek de sivilce olmamasına rağmen arada sırada çıkan çirkin sivilcelerimden ve siyah noktalarımdan tamamiyle kurtulmak için yoğun araştırmalarım sonucu bu ilaca başlamış bulunuyorum. Öncelikle, tecrübe eden insanlardan çok fazla hikaye dinlediğim için prspektüsü okuma ihtiyacı duymadım. Zira zaten psikolojik olarak, okuduklarımın gerçekleşeceğine inanıyorum. Çarşaf gibi olunca bir de o prspektüs zor geldi okumak. İlk olarak sivilcelerim için antibiytk ve sabah akşam krem (benzac, differin)  tedavisi uyguladık bir fark oluşmadı. Bunun sonucunda ramazan sonunda bu ilaca başlamaya karar verdim. Öncelikle kullanacak herkese temkinli olmalarını tavsiye ediyorum. Çok fazla şey okuyup kafanızı bulandırmayın ama tedviri de elden bırakmayın. İlk olarak muhakkak kan testi yaptırmalısınız. Ona göre bu ilacı almalısınız. Karaciğeri mahvediyor kısmıyla ilgili doktorumun söylediğini aynen aktarıyorum " İlac "TRIGLISERID" değerini yükseltiyor. Bu yüzden kontrol ediyoruz. Sürekli çerez gibi tüketilen antibiyotiklere göre masum bir hap olduğunu bile söyleyebilirim". Gördüğünüz süre kontrol edildiğiniz sürece çok fazla endişe edeceğiniz bir durum yok. İlacı 3 gündür kullanıyorum. Pimpirikli olduğum için her bir detayı sordum. Şimdilik sadece Pantenol Pomad verdi dudaklarım için. Her ay kontrole gittiçe sanırım cildim için de bir şeyler verecek. Şimdilik bir yan etkisini görmedim ilacın. Bu kadar ksa zamanda bir şeyler olmasını da beklemiyordum hoş. Bu tedavi sürecini olabildiğince aktaracağım. Elbette her insanda farklı etkiler olacaktır. Yine de fikir edinmeniz açısından yazacağım. Şimdilik akıl sağlığımda, karaciğerimde, eklemlerimde ve cildimde bir problem yok. 3 gün önce gözümde arpacık &... Devamı

26 01 2012

Anladım

Sonraların mürekkebidir önceler.. Her şeyin güzel olacağını umarken dökülüverir her yere..Küsersin.. Ne kadar küssende bir araya gelince değişir kalemle kağıdın münasebeti. Kızdığım öyle çok yüzsüzlük var ki. Kırık cesaretlerin oluşturdukları o yüzsüzlüklerin kinini hapsetmek yaşlandırıyor insanı anladım. Devamı

02 12 2011

Açıkça Söylemek Gerekirse

Açıkça söylemek gerekirse, insan bazı şeyleri gönülden isteyebilirken, en sevdiği şeylerle ilgili gönülsüzleşebiliyor. İnsan zamanında keyif aldığı şeyler yüzünden keyifsizleşebiliyor. Herkesin karası yüzünden akıyorken, pespaye insanların vicdanlarında insanın yüzü gözü karartılabiliyor. O değil de insan bazen, birileri ona haksızlık ediyor, birileri hakkında kötü düşünüyor diye üzülürken, aslında, o insanlarla iligli tüm iyimser düşüncelerinden eser kalmadığını farkedebiliyor.Bir arkadaşım şöyle demişti;  " Kötü mü düşünüyorlar ? Bir de şu açıdan bak. Sen onlar için iyi diyebiliyor musun ? Bırak üzülmeyi, haklarındaki düşüncelerin hakkında asıl onların düşünmeleri gerek. "   Açıkça söylemek gerekirse, sıkılmıştım zaten. Değiştiğimi her hissedişimde uzaklaşıyordu gönlüm. Şaşırmadım.Hiç istemediğin halde yaptığın,  onca fedakarlığa birer çakmak çakar insanoğlu. Tüm fedakarlıklar yanıp kül olunca, delilsizlikten bencilliğe mahkum oluverirsin. İtiraz edecek mercide yoktur ortada genelde.  Geçirdiğin onca zamanda, yüzündeki onca çizgiden hiçbir şey anlayamazda o insanoğlu, birilerinin ezberleriyle şekillendirir hayatını. Kopya kağıtları elden ele dolaşır. Herkes aynı cümleleri kurar falan. Anlamayı gereksiz buluşumuzun buluşu, okul yıllarımıza takabül eder. Biz hep ezberci olduk siz de haklısınız.  Anlayabilitemiz düşük.   Açıkça söylemek gerekirse, gereksizdi, hayatımı işgal eden çoğu Âdem evladı.Biliyordum. Bile bile koşuyordum "vah şuram" deseler. Hilkat garibelerinin vefa yoksunluğu mevcuttu. Onların birer " çabuk unutan " ol... Devamı

02 12 2011

Tadilat Nedeniyle Kapalıyız

Şimdi neyi bitirip neye başlamalı dersin. Şimdi iki yakası bir araya gelmeyen hayatının hangi yakasından tutmalı.Saklayacak nefes kalmadı içimde zor zamanlar için. Ben bir hayat kapattım bugün. Ben bir hayat bitirdim belki ölümsüzdü. Nasıl bir yalan bulmalı şimdi avuntu bekleyen içime. Hangisi daha gerçek olur tüm yalanların..Karşımda duran gözlerin sahtekarlığına göz göre göre nasıl inanacağımı öğretmedi herşeyi öğretti de bu hayat.Yok çözümü hiç bir düğümün.Çözülmüş bir düğüme hiç rastlamadım şimdiye dek. Çözülse de buruşukluğu yetmezmi o ipin. Ayaklarımın altında yeri hissetmiyorum öyle mi? Ayaklarımın altında olmadınız ki bilesiniz.Yoksa oldunuz mu bana aşağıdan baktınız mı hiç ? Bir göz yanılması olmasın sakın gördükleriniz. Ben biliyorumki o cüsseler aslında hiçbir şeyi göze almadılar! Ve biliyorumki o cüsseler, bir çok şeyi gözden kolayca çıkardılar.Kıymetsiz gözlerde yerim olsa farketmez.Çok arayacağım dediğim günleri unuttum.Unutmayı severim.İşte şimdi nüksetti hayal kırıklığım. Daha öncede aynı şekillerde kırılmıştım. Yıllar süpürmüştü parçalarımı, yine yıllar süpürecek bilirim.Ne ilerde gözüm oldu, ne yukarda. Farkında olduklarınız sizi korkutuyorsa suçlu aramayın kendinize. Önce içlerinize bakın. Bir fotograf karesi bir arada tutmaya yetmiyor değil mi..Taşlar koyarız üstüste.Yarıya kadar gelince zeminden bir tanesini çekeriz. Sonra boş kalan yeri doldurmaya çalışırız. İki farklı taş vardır elimizde ama asla o boş yere uyduramayız ve maalesef o koca duvar başımıza yıkıldığında anlarız..Kimsenin seni bulamayacağı bir yere kaç dese de içim, içim çoktan ka&c... Devamı

02 12 2011

Özlüyorum

Seni özlemek delice bir şey. İçimin bir anda kıpırdanması, ardından sanki acının, damarlarıma enjekte edilmiş gibi, tüm vücudumu kaplaması. Biri için yok olmak, var olmaktan daha akılda kalıcı.. Hiç aklımdan çıkmıyor yok sayılışım. Haberli terkedilseydim belki bu kadar yakmazdı canımı. Ben konduramıyorum sana yok sayılmayı. Yorulduğum her an yine koşmaya başlıyorum. En çok da unutmak istemiyorum seni. Birgün koşacak dermanı bulamazsam diye korkuyorum.. Kendi kendime korkularımı kovmaya çalışıyorum her gece saat 2-5 arası. Uykusuzluğum, düzensizliğimden değil aslında. Sadece "kendi" sesimi duyabildiğim saatleri yaşıyorum ben. Bu ara çok dalgınım doğrudur. Uzun süredir dalgın aklım fikrim. Başka bir şeyler yapmak için çabalasam da tutmuyor bazen dengem. Yine gün içinde en çok seni düşünüyorum. Aklıma gelmiyor değil sesini duymak. Sesini seviyorum, söyleyeceklerinden korkuyorum yalnızca. Bir tek şimdi karıştığımı hissedebiliyorum. Saatler geçiyor, günler geçiyor.. Bana umudu hatırlatan o sabaha karşı saatleri, sensiz bir günü daha getiriyor aklıma artık. Birkaç nesne vardı zaten anlam yüklediğim.. Yüzümü çoğunlukla güldüren, düşündüren.. Şimdi her yağmur damlası, sadece benim yağmurlarımı hatırlatıyor bana. Şimdi her yıldızdan, başımı kaldırıp bakamayacak kadar korkuyorum. Sindiremediğim bir çok şey var.. Sana sorulması gerekenleri kendime sordukça, kat kat kapanıyor içim kendime. Ben benle bile diyalog kuramıyorum çoğu zaman. Vaktimi yaşatacakken sen, olmadığın için vaktimi öldürecek bir şeyler arıyorum. Saaat Sabah. Güneş doğacak yine. Bir güneşinki k... Devamı

02 12 2011

Bir Ben

Bir belirsizlik hakimdir saçlarıma bile. Hep aradır rengi, kararsızlıktan ötürü. Simsiyahken gece derdi biri. Uyanmanın vakti geldi dedim sararttım karalarımı. Uyanmamın vakti gelmişti oysaki, ben yine kendimi aydınlattım. Ellerinin karışmadığı saçlarım bir anlamsız. Bir anlamsızdı nefesinin değmediği ömrüm. Varlığını hissetmeyi istedim hep kendimde değilken. İşin kötüsü kendimdeykende istemiştim bunları. Kendine itirafı zordur istediklerinin. Ve hep kolay olmuştur yorgun gözlerine yalan söylemek. Zoru severken kolayı seçmek böyle bişey.. Seni severken, yalnızlığı seçmek gibi. Dermanı olsaydı kelimelerimin sana varmayı değil, yürümeyi denerdi en azından. Ayağa kalkmayı dilerdim her düştüğümde, ama bi yandan hep yerde kalmayı istedim. Benim sorunum ne? Beni çözmeye çalıştıkça düğümlüyorsun. Beni anlaman gerekmiyor. Bir film izledim. "İnsana en uzak nokta aslında sırtıdır." diyordu. Ya da buna benzer bir şey. Bense uzak noktamı çok önceden seçmiştim. Sırtınla benziyoruz aslında. Sana en uzak noktayız ikimizde. Bu yüzden sırtını dönüyorsun galiba. Bak ben en güzel kılıfları buluyorum gidişine. İnanıyorumda üstelik. Sen beni duyuyorsun, duyuyorsunda, kulaklarından beynine çıkan o dik yokuşta tekliyor değil mi sesim, ya da zamansız akan yaşlarının ıslattığı o yokuşta gerisin geriye kayıp düşüyor kulaklarından aşağı sesim. En çok da bu gerçeğe inanmayı reddediyorum. Aklıma sen gelince gülümserdim önceden. Aklıma gelirken acını da takıyorsun peşine artık. Kirpiklerime bağladığın yaşlarım tam da ucunda duruyor yorgun gözlerimin. Cılız kelimelerle geçiştiriyorum halsizliğimi. Kendim... Devamı

02 12 2011

Efkarlıyım

Sinirim tepemle buluştuya yazmazsam olmaz. Tövbe haşa sen odundan mı yapıldın diyeceğim ama odun olsan vurdukça ses gelirdi dimi. Hiç misin sen ? Bildiğin hiçsin. Bak yoksun. Ne sevince sesin çıkıyor ne sövünce. Ne zaman o narin ses tellerinin şırıltısı kulağıma varacak dersin ? Hiçbir zaman mı ? Öyleyse ben öyle bir zamanı kabul etmiyorum. Bak akıyor gidiyor. Saatleride ileri alıyoruz şu ara. Sevdiğim saatler azalıyor efkarlıyım. Bu kadar uzun gündüz benim için tasarruf değil. Güneşten faydalanıyormuşuz. Boşversene. Bu yaşıma kadar hep geceler benim yanımdaydı. Hiç derdimi paylaşmadım güneşle tamda gözüme vururken. Bir bildiğim sen vardın işte hem o kadar parlak hem derdimin eşi. Yokluğunda kendimle köşe kapmaca oynadık bir süre sen var ol diye. Sonunda yakaladım kendimi!! Şimdi yokluğumda yüzsüz olan kendime kızıyorum işe bak. Ki hiç tarzım değil. Tersim düzümle alakasız olduğundan genelde koyvermemle meşhurum ben. Ben benden gidiyor işte kimi zaman. Türkçe konuştuğumu zannediyordum şimdiye dek. Meğersem konuşamıyormuşum. "Ne kötü kendi dünyamda "Turist" olmak arkadaşım ya." Dilimin kemiği olsaydı şimdiden unufak olmuştu meramımı anlatmaya çalışmaktan. Ben hiç mi anlatamadım sana sol tarafımda güya göğüs kafesimin koruğu hayati organımın varlığını? Senin için değil görevi olduğu için atıyorda, atıyor ama dimi bi hareket var yani. Bu kadar mı kapadın algılarını canlılara? Nasıl bir kafes korur acaba iç mi deniyordu ona hani acıyan yer işte. İçim acıyor ki ben bile engel olamıyorum. Elinde bir kurşun kalem, önünde bi kağıt yaz babam yaz. Karalıyormuşsun arada ıslanıyormuş falan.... Devamı

02 12 2011

Ve Artık Tanıştığıma En Çok Memnun Olduğum Kişinin

O kadar kolay ki işi yıldızlarla süsleyip kaçmak. Yazık benim hiç yıldızım kalmadı. Neye inanmalıyım söylesene. Ama önce niye inanmalıyım ? Doğru haklısın. Ben genelde karşıma bişeyleri alıp, oturup, saatlerce o olaya  beynimi dikip, inanma sürecimi, bir sigarayla birlikte içiyorum. Üflediğim dumanda inanmanın ne kadar basit olduğunu anlatıyor dimi!   Tüm mesele inanmakta sizce öyle mi ? O kadar bencilimki maalesef inançlarımı kendime saklıyorum.. Ve çoğunlukla neye inandığım; maktül. Niye inandığım; katil oluveriyor sınırlarımda. Yüzüme pöykürmelisiniz evet. Birilerinin abuk yaşantısını ölümüne sahiplenip, birilerinin yoldan taşan ayakları, fütursuz eylemleri, bence! Nahoş sonuç  doğuran her  tutumu için sinirden saçlarımı yemeliyim.Peki neden ? Fiillerinin ucu bana dokunuyor diye dimi ?  Tam da üzerine basıp canını çıkardım. “ Ayakkabılarını bağlar gibi bağlıyorsun hayatını diğerininkine” deyip kulağımı çekmeli  ellerim.  Bikere çekmeli ki sonrakinde saçlarım kafamda kalsın.  En çok neye kızıyorum biliyor musunuz?  Bağcıklarımı tam çözemeden ayakkabıyı çıkarmaya çalışmama. Çözmeye başladıktan sonra kurcalamayacaksın. Olması gerektiği gibi. Sıkıntı,  fiillerimde statik olan bu durumun düşüncelerimde dinamik olması. Sorular sormaktan ben de yoruldum. Hala teşekkürü bir alacak biliyorum. Şimdi düşünüyorumda aylar sonra birilerinin güzel !!  ellerinden dökülen üç beş pespaye cümleye ; “ Ben şuanda meşgulüm lütfen külahıma anlatınız ” msjı bırakmak kadar keyifliydi aylar önceki konuşmam. Tek üzüldüğüm ; beyninde o kadar çok beklettinki  küf  kokuyor ke... Devamı

02 12 2011

Öldüm

Yoklugun cezam mi ? Varligina bu kadar alistirmisken. KaLbim acidi acittigi için.. Ama susmaLiyim. Konuştukça batanLardanim bende çnkü.. Konuştukça batiranLardan.. AcitanLardan. KanatanLardan.. Günümün tüm siradanligini bozabiLen "Günaydin"ini esirgemendi beLki de.. Gün aydin oLmadi diLemediginden. Siradan oLsaydi keşke.Herzamanki gibi. GüLdüm etrafima öyLece. Sarki söyLedim. Ama yarimdi eksikLiginde.. Yoktun.. Yoksun.. Yokum. ÖLdüm. 28.07.09 02.06 Devamı

02 12 2011

Sustukların Büyür İçimde

YaLnz boş bi odada gözLerimi açtım.. Tavana baktım uzun uzun.. Bi çıt duymaktı beLkide tek isteğim.. YaLnız oLduğumu anLadığmda çok geçti ağLamak içn.. Hiçbir şey istediğim gibi oLamıyorken susmaLıydım. Canımı aLsana.. Yeterince parça parça çektin etLerimi zaten ... Kan revan içinde öyLece döndüm evime.. SeviLmek istedim.SeviLdiğimi biLmek beLki.. İstediğim çok değiLdi bana göre.. Ama çoktu bi başkasına göre.. DiLenen özürLer kırıkLarma aLçı oLmuyorken Ağzıma tıkadığn tüm cümLeLeri dişlerimLe sıkıp Acımı hafifLetmeye çaLışmaLıydım.. İnandıkLarımın peşinden gitmemi hangi ahmak fısıLdadıki kuLağıma_? İnandıramıyorken hiçbir ALLah kuLunu peşinden gitmem ne aptaLca.. Sus.. GözLerinde sussun. Bişey yapma.. Peki.. ÖyLe oLsun.. Hayatın attığı kaçıncı goL bu bana biLmiyorm. Bu oyundan yoruLdum. Çekip gidicem bi sabah.. Kimseye veda etmeden. Birdaha dönmemek üzere. 08.11.09 16.45 Devamı